24 Ağustos 2016 Çarşamba

MÜZİKHOL - GAETAN SOUCY

Merhaba

Uzun zamandır okuduğum en güzel, en etkileyici kitap Müzikhol.

Can Yayınları 5 lira indiriminden,  D&R dan almıştım. İçimde, okuyunca seveceğime dair bir his vardı. Okudum ve gerçekten çok sevdim. 

Müzikhol, tam 14 yılda yazılmış bir roman. Yazımına 1988 de Nagasaki'de başlayan yazar 2002 yılında bitirmiş. Kanadalı olan yazarımız bu kitabıyla ve yazdığı diğer kitaplarla bir çok ödül almış. Okumayı istediğim bir diğer kitabı 'Kibritleri Çok Seven Kız'.



Kitaba gelirsek. Başrolde Xavier X. Mortanse var. Kendisi biraz Forrest Gump edasında ama çok çok farklı bir karakter. Biraz değil çok fazla saf. Duygusal ve 5 yaşındaki bir çocuktan daha bilgisiz hayat konusunda. Macaristan'dan New York'a gelmiş. Bina yıkım işinde çalışan, sadece Macaristan'da bir ablası olduğunu söyleyen biri. Tek başına yaşıyor. Asla et yemiyor. En çok yediği şeyler marul ve havuç. Ablasına yazdığı mektubu gönderirken yazdığı adres de beni duygulandırdı.

Ablam
Kırsal kesimde
Macaristan

Kitap bu karakter etrafında dönüyor. Yan karakterler girip çıkıyor tabi ki. Biraz absürt olayları, hayatın normal akışında hiç şaşırmayarak yaşıyor insanlar. Biraz anlatayım dedim, ama hiç anlatılamaz bir kitap bence. Biraz karanlık bir kitap.

Kitapta her an bir şey olacak gibi geriliyorsunuz, huzursuz oluyorsunuz. Hatta biraz korkuyorsunuz. Hislerimi ancak böyle anlatabiliyorum. Ve hatta gece yatmadan önce okursanız kitap kadar tuhaf kabuslar görebiliyorsunuz.

Okunması biraz zor bir kitap oldu benim için. Ama bir o kadar da zevkliydi. Başa döndüğüm paragraflar vardı. Çünkü kimi cümleler çok uzun ve bir paragraftı. Çok sakin kafa ile okunması gerekiyor. Yine de iyi ki kış aylarında okumamışım daha da kasvetli olurdu. Tabi tadı farklı olurdu. 

Çok şey yazasım var ama toparlayamıyorum. Şunu söyleyebilirim mutlaka okuyun. O kadar farklı ve tad veren bir roman ki.


Giriş cümlesi 

Her şey bir düşüşle başladı.

'Özgürlük Heykeli, bir elinde bir telefon rehberi, diğer eliyle tepesini boyuyor.'

'Madem ki hayvanları öldürüyorlar... onları bütün halinde yemek için boğazlıyorlar, parçalara bölüp kemiklerini ayırıyorlar, madem ki içi organlarına, yüreğe, bağısaklara, karaciğere, böbreklere varıcaya kadar yiyorlar, öyleyse -benim görüşüm bu- o öldürülmüş et yutulduğu zaman bütün o kötülüklerin bize de geçmesi, biz olması beklenmelidir.'

'Çünkü, varlıklara bağlanılırsa, bağın birdenbire kopuvermesine hazırlıklı olmak lazımdır, zira hayat zamanının çoğunu kırılmakla geçiren bir iptir.'

'Çünkü ışığın hızı da ister istemez sınırlıdır. Öyleyse kendini aynada seyrettiğinde karşında gördüğün surat da çoktan geçmişe aittir.'

'Başka bir deyişle, düşünmek, düşünmekte olan bir olduğunu unutmaktı ve tekrar düşünmekte olan biri olduğunun bilincine varınca, bu artık düşünmediğinin işareti olmuş oluyordu.' (On kere okudum. Kıt olabilirim)

'Gözleri kapalıyken birine gülümsüyorsanız, onu gerçekten seviyorsunuz demektir.'

'İnsanların nereden geldiğini biliyor musun? Ben nihayet anladım. Geceden geliyorlar. Bir gece -kadın uyuyor- ve kadının içine biraz gece giriyor.'

Okuduunuz için teşekkürler

Hoşçakalın.


Puanım: 10/10

Yayınevi: Can Yayınları

Orjinal Adı: Music-Hall!

Çeviren: İsmet Birkan

Sayfa Sayısı: 392


 

0 yorum:

Yorum Gönder