11 Ağustos 2016 Perşembe

ÇOCUK KALBİ - EDMONDO DE AMICIS

Merhaba

Çocuk Kalbi kitabını herkes mutlaka duymuştur. Ben küçükken okuyup okumadığımı hatırlayamıyorum. D&R'da dolaşırken görünce aldım. İş Bankası Yayınları orjinal dilinden çevirmiş ve kısaltılmadan yayınlamış kitabı. Fiyatı da 4 lira olunca elinizde olsa bile almak istiyorsunuz.


Kitap üçüncü sınıfa giden İtalyan çocuğumuz Enrico'nun günlüğü niteliğinde. Aralarda anne ve babasının yazdığı mektuplar da var. Kitabın 1800lü yılların sonunda yazıldığını tahmin ediyorum. Çünkü tarihi bulamadım :D

Enrico her gün okulda yaşadıklarını yazmış, babası da onun cümlelerini çok değiştirmeden düzenlemesini yapmış. 9-13 yaş arası tüm çocukların okuması tavsiye ediliyor kitabın başında. Bence kesinlikle çocukların okumaması gereken bir kitap. Kendi çocuklarıma okutmazdım. Neden mi?

Tamam kitap yüz yıl önce yazılmış. İyi kitaplar yıllar geçtikçe daha güzelleşir. Ama yüz yıl öncenin çocuklarına ailelerinin davranış biçimini ben sevmedim. 

Alıntılarla açıklayayım biraz

'...ola ki içinizden biri burda doğmadığı için bu arkadaşınızı hor görmeye kalkışırsa, o zaman üç renkli bayrağımızı gördüğü yerde utançla başını öne eğmeye mahkumdur'

Bunu öğretmen sınıfa yeni bir öğrenci geldiğinde  3. sınıf öğrencilerine söylüyor. Bana sert geldi. İşte yıl farkı var, söylenmiştir. Tabi ki çocuklarımıza farklı insanlara nasıl davranılacağını öğretmeliyiz, hor görmemeyi öğretmeliyiz, böyle utan, yerin dibine gir, başını öne eğ gibi değil.

Benim en sinir olduğum yerler anne babanın mektuplarıydı. Baştan sona sinir oldum. Belki mektuplar olmasa biraz daha çekilebilir olurdu kitap. 

Mesela kar yağıyor ve çocuklar kışı kutluyor, çoşup eğleniyor. Çocuk olmamıza gerek yok kar yağınca seviniyoruz. Aç açıkta üşüyen insanları düşünmüyor muyuz. Tabi ki düşünüyoruz. Tabi çocuklarımız da açın, açıkta olanın halinden anlamalı. Ama karın yağmasına sevinsin yavrucak bırak da.

'Sizler kışı kutluyorsunuz. Ama ne giyeceği, ne ayakkabısı, ne de ısınacak ocağı olan çocuklar var. ..kanlanmış ellerinde okullarının ısınmasını sağlayacak bir parça odun taşıyan binlerce çocuk var. ...dumanlardan boğulan ya da soğuktan dişleri tıkırdayan çocuklar var. Siz kışı kutluyorsunuz, çocuklar. Kışın sefalet ve ölüm getirdiği binlerce canı düşünün.'

Canı da düşünün'' değil yanız. Direk canı. Yanlış mı babanın dedikleri, hayır, doğru. Ama 9 yaşındaki çocuğa böyle anlatıp, yaşam enerjisini sıfırlamanın ne anlamı var. Vurdumduymaz olsun demiyorum. Hepimiz biliyoruz çocukların bizlerden çok düşünceli ve daha hassas olduğunu. Böyle anlatılır mı?

'Ama nihayet bu sabah sınıftan bir köpek gibi kovuldu.'

Bu cümleyi o 9 yaşındaki kahramanımız, kendi sınıfındaki biraz fazla yaramaz, umursamaz arkadaşı için söylüyor! İnsanı hayvanla aşağılamaya zaten karşıyım ve şaçma bulurum. Köpeklerin de canını yerim :D 

Yine bir yerde çocuk annesine bir terbiyesizlik yapmış. Babası da annen ölürse saçını başını yolarsın tarzı bir mektup yazmış, evlerden ırak.

Hele bir yerde bir savaş hikayesi anlatılıyor ki ben bile ürperdim. Birinin bacağı kesiliyor. Biri alnı parçalanmış yatıyor. Bu ilkokulda öğretmenin anlattığı bir kahramanlık hikayesi. Kahramanlık hikayeleri önemlidir, güzeldir, çocuklara anlatılması gerekir ki sahip olduklarının hem ne şartlarda olduğunu hem de değerini bilsinler. Ama bence bu kadar ayrıntıya gerek yok.

Daha fazla başınızı şişirmeyeyim. Daha bir sürü yer var çünkü. Benim şahsi fikrim bu kitap çocuk kitabı değil. Ben kesinlikle çocuğuma okutmam 9-13 yaş arasında. 

Katılmadığınız noktalar olabilir, tabi ki saygı duyarım.

Okuduğunuz için teşekkürler.

Hoşçakalın.

Puanım: 5/10

Yayınevi: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları

Orjinal Adı: Coure

Çeviren: Meryem Mine Çilingiroğlu

Sayfa Sayısı:321




0 yorum:

Yorum Gönder