16 Nisan 2016 Cumartesi

KIRMIZI SAÇLI KADIN - ORHAN PAMUK

Merhaba

Orhan Pamuk'tan ilk okuduğum kitap Kırmızı Saçlı Kadın. Başlamak için iyi bir tercih mi bilmiyorum, ama diğer kitaplarına göre daha kolay okunur olduğu yazılmıştı. Tabi ben diğerleriyle bir kıyaslama yapamayacağım. 

Yazar veya kitap seçmemek gerekiyor belki, ama ben seçiyorum. Orhan Pamuk' a karşı biraz ön yargılıyım. Kardeşlerim çok sever ve tüm kitaplarını okumuşlardır. Hatta bu kitabı da onların kitaplığından aldım. Okurken mümkün olduğunca ön yargısız olmaya çalıştım. Tanımadığım bir yazarı okuyorum gibi düşündüm. Tabi bir yere kadar yapabildim.

Kitabın ilk yarısında benim için gayet sıradan bir öyküydü. Yine de sürükleyiciydi. Hatta konu aynı olmasa da baş karakteri Selçuk Erez'in Öpüşmek Yasaktı Düşünmek de kitabındaki karaktere benzettim. Yıl ne olursa olsun herhalde o yaş grubundaki erkekler aynı dürtülere sahip. Lise çağındaki erkek ve olgun kadın :D




 İlk yarıda da olan, her toplumsal soruna azıcık değindireyim, şunu da yazayım, onunda müşterisi vardır tavrı, ikinci yarıda sıktı.. Çok konuya değinince kargaşa oluyor, her şey havada kalıyor bence. Karakterler de konular da hızlı hızlı geçip gidiyor. Hiçbiri ile bütünleşemiyorsunuz.

Kitabın tanıtım cümlesi ilk aşk deneyimi bütün hayatı etkiler mi tarzı bir şeydi. Her yerlerde hatta bankamatikte bile reklamlarını gördüm. Birazcık aşk hissederim diye düşündüm, ama kitabı aşk romanı diye okuduğum sanılmasın. Kitapta sevişmeyle bitiveren on günlük bir aşktan başka bir şey yok. Kitapta birbirini seven kimse yok. İnsani sevgi de dahil. Bir kaç kez onu severdim cümlesinin dışında hiç yok.

İkinci yarıda daha çok doğu batı karşılaştırılması yapılmış. Bu, kitabın temelini oluşturan, fikrin ortaya çıkmasına sebep olan hikayelerle yapılmış.

Son çeyreğe geldiğimde işte heyecanlı bir şeyler oluyor diye düşündüm, ama bize kitabın başından beri anlatılan, hatta neredeyse tüm hikayenin verildiği, tarihi hikayelere bağlandı konu. Tarih tekerrür etti ve bitti kitap.

Çoğu zaman off desem de keyif aldığım kısımlar da vardı. Genel olarak kitabı beğenmeme yetmedi malesef.  Şunu söyleyebilirm ki, karakterlerin tümü olabildiğince itici.

Beğenmeyince, insan biraz ben de mi sorun var diye düşünüyor. Açıp yorumları okudum. Aynı fikirde olduğum insanlar olduğunu görünce, normalleşmeme sevindim. Bir grup kitabı gerçekten beğenmiş ve övmüştü. Tabi ki herkesin fikri aynı olamaz. Anlattıklarının bir kısmına ben de katıldım. Bir kısım ise, tıpkı bir resim sergisinde, tek bir nokta konulmuş bir tablonun önüne geçip,  mesaj çıkarmalıyım diye çırpınan entelektüellere benziyordu. :D

Orhan Pamuk'a karşı önyargım devam ediyor. Kendime hakim olup kitabı önyargısız okusaydım, adını sanını duymadığım bir yazarın kitabı olsaydı, eminim daha da nefret ederdim.

Vakit kaybı demeyeceğim, ama iyi vakit geçirmedim kitabı okurken. Tarzına aşina olup okuyanlar mutlaka sevecektir. Okuyun ya da okumayın diyemem. Benim fikirlerim böyleydi.

Okuduğunuz için teşekkürler.

Hoşçakalın.

Puanım: 5/10

Yauınevi: Yapı Kredi Yayınları

Sayfa Sayısı:195


0 yorum:

Yorum Gönder