29 Nisan 2016 Cuma

DORIAN GRAY'İN PORTRESİ - OSCAR WILDE

Merhaba

Bu aralar çok kitap okudum, ama bir türlü yazılarını yazamadım. Bir de bahar temizliği çıktı tabi. Vakit erken, hala yağmurlar yağıyor. Haftaya misafirimiz gelecek, sınavlar da yaklaşmadan aradan çıkarmak için bayağı koşturdum.  Temizlik yaparken verdiğim molalarda da bol bol kitap okudum.

Dorian Gray'in Portresi uzun zamandır okumak istediğim bir kitaptı. Sonunda sıra geldi. İyi ki okumuşum dediğim kitaplardan oldu. Öyle bir kitap ki her cümlesi özlü söz. Günlük konuşmalar bile şiir gibi.




Hikaye üç karakter çevresinde dönüyor. Başrol Dorian Gray, ressamımız Basil ve şeytanın vücut bulmuş hali Hallward. Herkesin hayran olduğu yakışıklı Dorian, Basil'in yaptığı, kendi portresini kıskanınca olaylar başlıyor. Hallward'ın verdiği akıllarla da çığırından çıkıyor. Kişiliği kirlendikçe tablosu da kirleniyor.

Kitabı büyük bir zevkle okudum ve çok beğendim. Mutlaka okunması gerkenlerden. Yalnız bizim okuduklarımız hep sansürlü versiyonlarıymış. Yanlış hatılramıyorsam Everest Yayınları sansürsüz baskısını yapmış. Sansüre karşı bir insan olarak, o kitabı da edinip geniş bir zamanımda tekrar okumak istiyorum.

Altını çizdiğim bazı cümleleri de aktarmak istedim.

Çok duymuşssunuzdur eminim; 'Aşk, birisinin önce kendini kandırmasıyla başlar ve diğerlerini kandırmasıyla sona erer'

'Kadın tekrar güldü. Dişleri kızıl bir meyvenin beyaz çekirdekleri gibi göründü.'

Uygarlık öyle kolayca kazanılan bir şey değildir. Ona ulaşmanın sadece iki yolu vardır. Birincisi kültürlü olmak, ikincisi namussuz olmaktır.'

O kadar çok yer var ki yazmaya kalksam kitabı direk eklemem gerek. :D

Okuduğunuz için teşekkürler.

Hoşçakalın.

Puanım: 9/10

Yayınevi: Mitra Yayınları

Orjinal Adı: The Picture of Dorian Gray

Sayfa Sayısı: 186

Çeviren: İbrahim Şener







0 yorum:

Yorum Gönder